|
Tayyip'in Vecizelerine ANARŞİSTANBUL'dan Yanıt
Başbakan Tayyip Erdoğan, NATO karşıtlığından ne kadar rahatsız olduğunu açıkladı dün.
Rahatsız olması vazifesi ve konumu gereğidir; kendisi küresel kapitalistlerin Ortadoğu, Kafkaslar ve Orta Asya'yı zaptetme hamlesinde köprü rolü verdikleri devletin hükümet başkanıdır. İstanbul'da toplanacak küresel işkence ve katliam örgütünün içindedir; yeni sömürü oyununda rolünü sağlama almaya çalışmaktadır. Emir kuludur.
Tayyip Erdoğan NATO karşıtlarına diyor ki "10 bin konuğumuz var, misafirperver olalım." Küresel katillerin korunaklı vadilerinde rahatça toplanmaları için İstanbul'un dört bir yanını terörize etmekten söz ediyor yani. Küresel alçakların İstanbul'da toplanmasını sessiz sedasız kabul etmek misafirperver olmak değil, boyun eğmek demektir. Demagojiniz işe yaramaz Başbakan; biz boyun eğmeyeceğiz!
Erdoğan bir de şu bildik ağızla konuşuyor: "Artık 'go home' zihniyetini aşmak lazım. Biz de 30 yıl önce bu işlerin içindeydik ama netice alamadık". Erdoğan 'o işler'den nasıl bir 'netice' bekliyordu bilmiyoruz ama tüm boyun eğenlerin sözcülüğünü ne de güzel yapıvermiş!
Gerçi biz ANARŞİSTANBUL olarak, küresel katillere 'go home' değil, 'dünyadan defolun' diyoruz ama Erdoğan'ın neyi kastettiği açık: Mücadele etmeyin. Evet mücadele etmeyin ve Erdoğan gibi küresel iktidarların hayatlarımızı gasp etme planları içerisinde, yaşadığımız toprakları sindirme ve küresel pazar haline getirme stratejisinin, coğrafyamızdaki kardeşlerimize işkence, tecavüz, katliam ve göçü reva gören zalimlerin 'ortak' adı altındaki maşası olun. Erdoğan "itibarımıza gölge düşürmeyin" derken de bunu kastediyor herhalde.
'Netice' alamayınca sistemin kulu haline gelen korkakların, uşakların, kölelerin zırvalamalarına hiç kulak asmayın. Korkularından konuşuyorlar böyle.
Çünkü insani anlamda bir onurdan söz edeceksek, bu, ancak küresel gaspçılara karşı çıkarak olur!
Eğer vicdan kabuk bağlamamışsa, Tayyip'in "geçti bu devirler" safsataları işkence resimlerinin önünde kaybolup gider.
Tüccar Tayyip 'netice'ye endeksli ve kör olabilir, ama eylem bir özgürleşme anıdır, özgürlüğü hücrelerimize dek hissedeceğimiz bir tutku selidir. İktidar müptelası, boyun eğmiş tüccarlar bunu anlayamazlar!
İster Erdoğan, ister diğerleri, istedikleri kadar çırpınsınlar, küresel katillerin, gaspçıların, işkencecilerin, tecavüzcülerin, sömürgenlerin İstanbul'da toplanmalarını izlemek VİCDANSIZLIKTIR!
Ve istedikleri yere vadiler kursalar da,
NATO KATİLLERİN İSTANBUL BİZİM!
NATO'YA KARŞI HAYALGÜCÜ EYLEME!
ZALİMLERİN GÜCÜNE KARŞI HAYALGÜCÜ EYLEME!
İŞKENCECİ KÜRESEL KATİLLER 28-29 HAZİRAN'DA İSTANBUL'DA BULUŞUYOR
BU FİLMİ İZLEMEK ZORUNDA DEĞİLSİN
İSTANBUL SOKAKLARI SENİN !
NATO KÜRESEL KATİLLERİN ÖRGÜTÜDÜR
Devlet kapitalizmi blokuna karşı kurulmuş olan NATO, bugün kendisine yeni bir kimlik bulmaya, kendisine yeni katliam rolleri biçmeye hazırlanıyor. Bu rol, beş yıl önce Kosova'ya düşen bombalarla prova edildikten sonra ABD'nin "teröre karşı savaş" yalanı çerçevesinde Afganistan'da küresel kapitalizmin askerî kuvveti olarak ilk sahnesini aldı.
NATO, küresel hâkimiyet projelerinin ordusudur. Ve artık daha da saldırganlaşacaktır, çünkü artık eskiden olduğu gibi bir "savunma" aygıtı olarak değil, küresel tahakküm projelerinin doğrudan ve açık taarruz aygıtı olarak yeniden kurulmaktadır. Düşünün ki "savunma" aygıtıyken ne darbeler, ne işkenceler, ne katliamlar yaptı; bir de artık doğrudan saldıracak!
28-29 Haziran'da İstanbul'da yapılacak olan NATO zirvesi, işte NATO'nun bu yeni rolüne son biçimin verileceği toplantı olacaktır. Küresel efendiler, dünyamızı karartmak için İstanbul'da olacaklar.
KÜRESEL ALÇAKLAR YAŞADIĞIMIZ TOPRAKLARA SALDIRIYOR
Uluslararası hukuk, uluslararası ve ulusötesi örgütler, BM, IMF, Dünya Bankası, NATO… Bunların tümü, küresel kapitalistlerin pisliklerini örtmek için birbirlerinin yedeği olarak kullandıkları ihanet araçlarıdır. ABD, "meşru" gerekçelerle Kosova'yı bombalar, kılıf NATO'dur ve pek yakında AB bu rolü üzerine alacaktır. ABD Afganistan'a saldırır, peşi sıra NATO bölgeye yerleştirilir, böylece savaş "haklılaşır"! Şimdi sıra Irak'ta. Bakın TC hükümetinin, aynı diğer pek çok "savaşa katılmayan" devlet gibi, dediğine: "NATO şemsiyesi altında Irak'a asker gönderebiliriz." İktidarlar kendi yalanları için farklı farklı isimlerle bize oyun oynuyorlar. Irak'ta süregiden katliamın, işkencenin, en aşağılık tahakküm uygulamalarının faili ABD-İngiltere ismi sahneden çekilecek, aynı katliam NATO adına yapılacak; sonra o yıpranınca yeni "meşruiyet" hikâyeleriyle başka bir devletlerarası aygıtı Irak'a konuşlandıracaklar. Yalan söylüyorlar! ABD katildir, İngiltere katildir, NATO katildir ve NATO'yla Irak'a gidecek her devlet de aynı şekilde katildir! Anlaşmalarınız, sözleşmeleriniz, uluslararası lakırdılarınız elinizdeki kanı gizleyemez!
İŞKENCECİLERİN İSTANBUL ŞOVU
Bu yalancılar, bu işkenceciler 28-29 Haziran'da İstanbul'da buluşacaklar. Irak'a saldıranından, kendi çıkarları başka türlü gerektirdiği için saldırıya karşı çıkanına hepsi NATO Zirvesi'nde bir araya gelecek ve yaşadığımız toprakları da içine katan küresel iktidar projeleri için nihaî kararlarını verecekler. Haziran sıcağında burnumuz leş yiyicilerin pis kokularına maruz kalacak. Büyük Ortadoğu, demokratikleştirme ve bunun gibi daha pek çok lâfazanlığa sığınıp iktidarlarına iktidar katmanın keyfini sürmeye çalışacaklar.
"Artık NATO böyle bir işe yaramıyor, yeni üyeler alalım, Batı dünyasının sınırlarına kapanıp kalmayalım, açılalım, yayılalım, katliam planlarımıza yeni üyeler de katalım, güneye ve doğuya doğru gidelim, tüm dünya bizim"… İşte toplantılarında konuşacakları bunlar. Ve "demokratikleştirme" adına cinayetlere, işkenceye, tecavüze, aşağılanmaya maruz kalan Irak halkları hakkında yeni "demokratik" planlarını yapacaklar.
Şimdiden çağırdılar 28-29 Haziran'ın ev sahibi Tayyip kullarını da ABD'ye, G(aspçı)-8 toplantısına. Büyük Ortadoğu Planı'nı da verdiler eline, oku da neye itaat edeceğini iyi bil, diye… G(aspçı)-8 toplantısında hazırlanan küresel ihanet planları, NATO toplantısında bizlerin, tüm insanlığın önüne konacak.
"DEMOKRATİK" EFENDİLERİ KORUMAK İÇİN SIKIYÖNETİM!
Dünyayı demokratikleştirmeye pek hevesli olan katiller için İstanbul'da neredeyse fiilî sıkıyönetim ilân ediliyor! Demokrasiye bakın siz! İktidarın gerçek, baskıcı, korkak yüzü ortaya çıkıyor. Toplantı bölgesi kapatılıyor, orada yaşayanlara giriş-çıkış kartı veriliyor. On binlerce insan çoktan fişlendi bile. Baskınlar yapılıyor. Devlet, demokrasi ve özgürlük kararı alacakları toplantı için ne olur ne olmaz, birileri özgürlük ister diye, herkesi susturmaya çalışıyor.
Bundan bir-iki ay önce AB'ciler fişlenince yaygara koparan medyada çıt yok. O zaman 'nerede demokrasi' diyenler, şimdi NATO toplantısının memlekete faydasından bahsediyorlar. İstanbullu, kendi yaşadığı yerde yürüyemez hâle geliyor, onlar zil takıp oynuyor. AB'ciler fişlenirken yaygara koparanların şimdiki "güvenlik" saldırıları lehine adeta kampanya yürütmeleri ikiyüzlülüklerini, alçaklıklarını ortaya koyuyor. Küresel kapitalizmin demokrasisi de zaten ancak bu kadar olur!
Şehrin "NATO vadisi" kısmı temizlendikten sonra, küresel efendiler gelip özgürlük şovu yapacaklar. Her yerde böyle yapıyorlar zaten. Çünkü yalan ve sinsilik, her iktidarın yatağıdır!
BU FİLMİ İZLEMEK ZORUNDA DEĞİLSİN!
İşkenceci alçakların İstanbul'da yapacakları şovu sessizce izlemeye vicdanın el verecek mi? Belki de kızacaksın, dolaşmamı bile engelliyorlar, diye. Ya da kapına dayanıverecekler, şüphe gerekçesiyle! Ama hisset: İşte onların istediği ve planladığı dünyanın aslı bu! Onlar başta yaşadığımız coğrafyayı, sömürebilecekleri her yeri sömürmek, herkesi köleleştirmek, son model silahlarının deneği olarak kullanmak istiyorlar! Onlar Irak'ta, Afganistan'da bunu yapıyorlar. Filistin'de yıkılan her evin İstanbul'da toplanacak katillerin planlarının parçası olduğunu görmüyor musun?
Bir yandan işkenceci Bush ve sahibinin sesi Blair, diğer yandan sinsi Chirac ve Schröder ve NATO'nun geri kalan TÜM katil ortakları, 28-29 Haziran'da tek ve aynı amaç için bir araya gelecekler: Bundan sonra nereye saldıralım? İşte korkuları ondan. İşte ıssızlaştırılmak istenen bir yerde, sığınaklarında bu toplantıyı yapmak istemeleri ondan.
Ama bu filmi izlemek zorunda değilsin! İstanbul sokakları senin!
Küresel katillere, ihanetin surete büründüğü o alçak yaratıklara hayatımızı gasp edemeyeceklerini gösterelim! Bu topraklarda ekmek, adalet ve özgürlük mücadelesi verildiğini ve bunun kazanılacağını suratlarına çarpalım!
Irak'ta çiçeklerle karşılanmadılar, İstanbul'da da öfkemiz sel olup aksın sokaklarda!
Zalimler hayatlarımızı gasp etmek için İstanbul'da toplanacaklar!
Zalimler iktidarlarını tüm dünyaya yaymak, her yeri kan gölüne çevirmek için yeni planlarını yapacaklar…
Ya da öyle sanıyorlar!
Onlara İstanbul sokaklarının NATO vadisi değil, ekmek ve özgürlük mücadelesinin yuvası olduğunu gösterelim!
Katillere, şimdiye kadar yaşadıkları ve yaşadıklarına pişman olacakları, en kötü Haziranlarını yaşatalım!
ZALİMLERİN GÜCÜNE KARŞI HAYAL GÜCÜ EYLEME !
ozgurhayat@ozgurhayat.org
Ana Sayfa
|